Language Specific   Turkish


About the Turkish category (1)
2015'te, Yeni Zelenda'nın nüfusu 5 milyondan azdır. (1)
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak kitapları okumalısın. (1)
Ayrıca birkaç temiz bardağın var mı? (1)
Bekleyin, lütfen. (1)
Onu sadece masaya koydu. (1)
Benim şirketim var. (1)
Biz, onun bu iş için doğru adam olduğunu keşfettik. (1)
Bunların hiçbiri beni şaşırtmadı. (1)
Yapılması gereken her şeyi zaten yapmış olmalısın. (1)
O gerçekten iyi hissettiriyor. (1)
Tom'un içecek bir şeyi yok. (1)
Tom bunun ne olduğunu bilmiyordu. (1)
Belki bir şey kaçırdım. (1)
Seninle buluşmayı asla unutmayacağım. (1)
Bu kelimeyi aramalıyız. (1)
Tom'un sana ne yaptığını bilmiyorum. (1)
Sizi bir dakika görebilir miyim? (1)
Paris yoluyla Londra'ya gittim. (1)
Onunla sadece bir kez tanıştım. (1)